|
" Tarih bir milletin yaddaşıdır. Tarihini bilmeyen millet yaddaşını kaybetmiş bir insana benzer "
Fransız Tarihçi B. Lewis
" Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Tarihi yazan onu yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır "
M. K. Atatürk
Alvadi's History ( Making )
Dünden Bugüne Alvadi
Bazı kaynaklar köyün şu anki arazisinde 2000 yıl önce bile yaşam olduğunu gösteriyor. Köyde büyük çaplı arkeolojik araştırmalar yapılmamasına karşın, bu arazide bulunan mezarlıkda aparılan kazma işleri zamanı büyük bir küp, onun içerisinde Eldenizler ( Esası Atabey Şemseddin Eldeniz Tarafından koyulmuş ve en kısa zamanda tüm Azerbaycanı kapsamış XII - XIII yüzyıllıkların Azerbaycan devleti ) dönemine ait bulunan bakır madenli paralar, kuyumcu mamulleri olan incı kadın boncuğu, taş araçlar, sapan ve onun taşı bulunmuştur. Bu buluntular şu an İlçenin Hişkedere köyündeki "Ülkeşünaslıg" müzesinde korunuyor.
Bununla birlikde zaman zaman köyün çeşitli kısımlarından bu gibi tarihi buluntular elde edilmiştirse de tek merkezli bir kordinasyonun olmaması üzünden onları koruyub saklamak mümkün olmamıştır. Özellikle bize göre Tatyançay sahili ve onun yatağı bu gibi deyerlerle zengindir. İnşallah biz inanıyoruz ki, devletimiz geliştikce ve arazimizin her kısmının tekce görünen diyil, hem de görünmeyen zenginliklerinin bizim için çok önemli olduğunu derk etdikce böyle araştırmalar yapılacaktır ve yeni-yeni bilgilere ulaşılacaktır. Bunu en azından açılmakta olduğumuz qlobal rekabet ortamı zorunlu kılacaktır. Çünki milletler arasındakı rekabet artık sivil ortama kaymaktadır. Yeni artık kılıç, top, tüfeng, v.b diyil, tarih, medeniyyet, spor, ekonomi, turizm v.b gibi araçlar konuşuyor ve konuşacak!!!...
Köyün tarihi ile bağlı araştırmalarda önemli sayfalardan biri de bize göre köyün isminin nereden gelmesidir. Şu ana kadar böyle bir fikir ireli sürülüyor ki, guya Eli adlı biri burada yurt salmış ve onun ismile Elvend ( Eli nesli, Eli çocukları, Eli nesli v.b ) Eliabad v.b gibi adlandırılmış ve sonralar bu toponim Alvadi şeklini almıştır. Bunu Toponimika ile ilgilenen alimlerden R.Yüzbaşov ve N. Memmedov böyle ifade ediyorlar : " ALVADI ... İSİM RESMİ OLARAK BU GÜN HEMİN ŞEKİLDE İŞLENİYOR. AMA İSMİ GEÇMİŞ ZAMANLARDA ELVAND OLMUŞTUR. ELVAND - ELİ ÇOCUKLARI, ELİ EVLATLARI, ELİ NESLİ ANLAMINA GELİYOR. KÖYÜN İLK AHALİSİ ELİ İSİMLİ BİR ŞAHISIN NESLİNDEN OLDUĞUNDAN BÖYLE İSİMLENDİRİLMİŞTİR. RUS HATIRALARINDA TAHRİF OLARAK ALVADI ŞEKLİNDE YAZILDIĞI İÇİN BU İSİM SONRADAN RESMİLEŞTİRİLMİŞ VE YENİ NESİL DE BU İSMİ KULLANIYOR" ( "Tarih, ictimaiyyet, coğrafya tedrisi" dergisi, No 2, 1972 ).
Diğer kaynaklarda bu toponimi Akkoyunlu Elvend Mirze, Şahseven Şükür Eli Hanla da bağlayanlar vardır. Bazılarına göre Hz. Osman zamanında bura gelmiş Araplar buranın tabiatını göze alarak "Alvadi" ismini vermişler ( Yeni "Al"- Türkçe kırmızı, güllü-çiçekli, "Vadi" - Arapça çay kenarı demektir).
Ama yukarıda gösterilen fikirlere belki de inanmak olurdu, eğer ünlü Rus kartografı N. Karaulovun aşağıdakı fikirlerine rastlamasaydık : " BEZZ KALESİNİN YERLEŞTİĞİ ARAZİDE ALİABAD İSİMLİ BİR KÖY YERLEŞİR. RUS-FARS SINIRINDA YERLEŞMİŞ BU KÖYÜN ASIL İSMİ ALVADİ OLMUŞTUR". ( SMMOPK,XXXVIII, TİFLİS, str.61, prim 44 ). Ünlü bilim adamımız Ziya Bünyadov da kendinin "Azerbaycan VII-IX yüzyıllıklarda" isimli kitapında da Karaulovun Bezz kalesinin yerleştiyi arazinin haritasından konuşuyor ve hemin haritada kaleye giden yollardan birinin de, yenı guzey-batısından Muğan istikametine giden yolun da Alvadi yaşayış mıntıkasından geçtiyini gösteriyor. Biz de bu kaynağa dayanarak köyün tarihi ile ilgili araştırmalarda bir İLK sayılacak aşağıdakı fikirleri ireli sürüyoruz :
BİLDİYİMİZ GİBİ, BEZZ KALESİ ERDEBİL YAKINLIĞINDAKI KARADAĞ VİLAYETİNDE, CUMHUR DAĞININ ZİRVESİNDE YERLEŞMEKTE VE HER YIL GÜNEY AZERBAYCANLI KARDEŞLERİMİZ BU DAĞA YÜRÜYÜŞ GERÇEKLEŞTİRMEKTEDİRLER. MUĞAN İSİMLİ ARAZİ DE BURAYA YAKINDIR. KARAULOVUN GÖSTERDİYİ GİBİ BURADA HAKİKATAN DA BÖYLE BİR YAŞAYIŞ MINTIKASI OLMUŞDUR. ŞİMDİ DE BU MINTIKANIN ORADA MEVCUT OLMASI İLE İLGİLİ BİR BİLGİYE HENÜZ ULAŞMIŞ DİYİLİZ, FAKAT ARAŞTIRMALAR SÜRÜYOR. KÖYÜMÜZÜN ŞİMDİKİ AŞİRET (TAYFA) BİRLİKLERİNİN TARİHİNE NAZAR YETİRDİKTE GÖRÜYORUZ Kİ, ONLARIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU ( ÖZELLİKLE EN ESKİ OLDUKLARI KABÜL GÖRMÜŞ TAYFALAR ) GÜNEY AZERBAYCANDAN, ERDEBİL, HOY, SARAB, BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU DA KARADAĞ GİBİ VİLAYETLERDEN BURAYA GÖÇMÜŞTÜR. BU BAKIMDAN İHTİMAL EDİYORUZ Kİ, ALVADİ TOPONİMİ DE MEHZ BU KÖYÜN ESKİ AHALİSİ TARAFINDAN GÜNEY AZERBAYCANDAN KUZEY AZERBAYCANA TAŞINMIŞTIR. ÇÜNKİ TARİH İLMİ, ÖZELLİKLE TÜRK TARİHİ BÖYLE ÖRNEKLERLE ZENGİNDİR. BÖYLECE GÜNEYLİ KUZEYLİ ASTARA, BİLESUVAR, CULFA, MUĞAN, KARADAĞ V.B OLDUĞU GİBİ ALVADİ DE OLMUŞTUR VE YA OLMAKTADIR.
Köyün şimdiki sınırları tahminen 150 yıl önceye denk gelmektedir. Böylece köy XVIII yüzyılın ortalarına kadar Lenkeran Hanlığının, 1840-1846-cı yıllarda Lenkeran eyaletinin, 1846-1930-cu yıllarda Lenkeran kazasının, 1930-cu yıldan yeni yaratılmış Masallı inzibati rayonunun arazisine dahil olmaktadır. Köye "Köhne" sözcüyünün ilave edilmesine sebep de buradan çıkmış bir kısım insanın Teze Alvadi isimli bir köy salmaları olmuştur ( Bu köy Bakü tarafdan Masallı arazisine dahil olurken Bakü-Astara yolu üzerinde yerleşmiş ilk köydür ).
Köyün en zor günleri tabii ki, rus sömürgesine düştüyümüz yıllar olmuştur. Özellikle Sovyet hakimiyyetinin zorla kurulduğu yıllar. Hemin yıllarda halkın rus askeri birlikleri ile karşıdurması olmuştur. Özellikle ahalinin "Kızılağac Savaşı" olarak adlandırdığı savaşda Rus-Daşnak Ermeni birleşmeleri köyün 8 vatansever evladını katl etmiştir ( Hatırladıyoruz ki, hemin savaşta Teze Alvadi köyünden de 8 kişi hayatını kayb etmiştir). Kaynaklar hemin yıllarda Rus askerlerinin köyde bazı kuldurluk faliyetlerini de gösteriyor.
1933-1936-cı yıllarda ve II Cihan Savaşı yıllarından sonra köyde açlık dönemi yaşanmıştır. II Cihan Savaşına ise köyden 133 kişi gitmiş ve bunlardan 70 kişi geriye dönmemiştir.
Köy ahalisi Azerbaycanımızın bağımsızlığına kovuşması ve onun korunması sürecinde de yakından iştirak etmiş ve etmektedir. O zaman AHC harekatında da yakından iştirak etmiş köy insanlarımız olmuştur. Tekçe şunu göstermek yeter ki, Azerbaycanın Bağımsızlık Hakkında Anayasa Kanununun yazarlarından biri de bu köyde doğub büyümüş Anayasa Hukuku uzmanı Dr. Gulamhüseyn Alibeylidir.
I Karabağ Savaşına da köyden bir çok genç katılmış ve onlardan Elihasil Hüseynoğlu ve Söhrab Memmedhanoğlu şehitlik zirvesine yükselmişler!
Kaynaklar :
1. Eli Mahmudoğlu, "Biz Kimik", Masallı - 1999
2. Musarza Mirzeyev, "Sizin Bizim Kend", "Çağırış" gazetesi, Masallı - 14.10.1989
3. Novruz Novruzov, "Masallı", Masalli - 1990
4. Prof. Dr Süleyman Eliyarlının editorlüğü ile "Azerbayan Tarihi", Bakü - 1996
5. Eliqulu Gardaşzade, "Azerbaycanın Cenubunda Cumhuriyyet Yolunda Mübarize", Bakı - 1998
|